Jump to content
Sign in to follow this  
burq

FEMA TOPLAMA KAMPLARI ILGINC

Recommended Posts

Türkiye ve Dünya'nın en büyük problemi FEMA Kampları Yani ‪#‎mangurtlaştırılmaKampları‬ dır. Kuzey Amerika'da 800 adet FEMA toplama kampı vardır. Türkiye'de İzmir-Çiğli'de toplama kampları tespit edilmiştir, Ankara, Gaziantep, Van, Kayseri, Kırklareli ve Erzurum'da da yapılıyor. Her kampın maliyeti 100 (yüz) milyon dolar, on tane yapsalar bir milyar dolar tutar ve bu ekonomik krizde bu maliyeti sadece "Afrikalı göçmenler (Muhalefetin tezi ise Suriyeliler) için yaptıklarını" söylemeleri akıl dışı. İsrail, Almanya'da Naziliğin olduğu yıllarda, sonradan Yahudi olan kişilere gösterdiği muameleyi, bu kez Yahudi olmayan milyarlarca kişiye uygulamayı, bu sayede dünyaya hakim olmayı planlıyor. Planlarına göre öncelikle Sahte Ufo İstilası yapacaklar, tüm dünyada olağanüstü hal ilan edilecek ve askerler yönetimi devralıcak, ufo ve uzaylılardan korkan insanları Nazilerdeki gibi toplama kamplarına gönderecekler, oraya gitmek istemeyenleri ise zorlayacaklar, amaç Rehber Taşları'ndaki 10 emirden ilkini gerçekleştirerek dünya nüfusunu 500 milyonun altına indirmek ve bu şekilde Deccal gelmeden önce İsrail'in dünyaya tamamen hakim olmasını sağlamak. * Fema Toplama Kampları Projesi'ni gerçekleştirmek için, Zombi Projesi tatbikatlarıyla hazırlıklarını tamamladılar. Bu sene Hz Nuh'un filmini yaptılar, Toplama Kampları için bilinçaltı oluşturuyorlar, Sahte Ufo İstilası sırasında ikna etmek için düşük frekanslı radyo dalgaları gönderecekler, daha önce bilgisi olmayanlar inanıcak ve bu kamplara sığınmayı isteyecek, istemeyenlerse zorlanıcak. 2016'da Hz Mehdi'nin geleceğini düşündüklerinden, bu süreci hızlandırabilirler. Türkiye için öncelikli hedef kuraklık, susuzluk, zam rekorları, işsizlik ve toplumsal hareketlenmeler. Ardından Büyük Marmara Depremi gibi yurdun birçok bölgesinde büyük depremler. Ardından 500 bin kişilik askerinin olduğunu tüm dünyaya ilan eden, İstanbul ve Türkiye'yi alacağız diyen El Kaide ve Öcalan'ın 50 bin kişi olmasını istediği PKK'nın Türkiye'ye saldırıları. Sağ kalanları da Toplama Kampları'na göndereceklerdir. 1990'da ilk kez Yeni Dünya Düzeni'nden bahsedildi, 2001'de 11 Eylül Mega Ritüeli gerçekleşti, 2012'de Londra Olimpiyatları'nda bu düzenin Sionist düzen olacağı belirtildi, 2023'te Deccal bekleniyor. Dikkat ederseniz her bir önemli olayın arasında 11 yıl fark var, bu belirtilen yıllarda da güneş dönüşünü tamamladı, bir sonraki dönüş 2023'te tamamlanıcak ve Deccal'in 2023'te gelmesini bekliyorlar, bundan eminler. Hz Mehdi, 7 yıl hüküm sürecek, buna göre 2023-7=2016, birçok kişi 2016'da geleceği konusunda hemfikir. Hicri hesaplamalarda şöyle bir durum var, Cübbeli, Hz Mehdi'nin gelişini kafirler uzak görecek, biz yakın göreceğiz, beklenenden erken gelecek dedi. Hicri hesaplamalar, kafirlerin önlem almasını engellemek için bir yanıltmaca olma ihtimali yüksek. NASA'nın paylaştığı videoya göre, küresel ısınma böyle giderse, dünyanın sonu 2038'de gelecek. Dünyanın sonunu birçok açıdan zorluyorlar, rezonans 12 hz'a çıktı, 13'te sıfırlanınca dünya durup ters dönmeye başlayacak mesela, küresel ısınma da 2 dereceyi geçti ve 4 dereceye geldiğinde uzmanlara göre dünya yaşanılmaz bir yer olacak. Her yerde kuraklık var, iklimi değiştirdiler, yağış geri döndürülemez biçimde azaldı, bu yazdan itibaren su sıkıntısı başlayacak. Hadis rivayetlerine göre Hz Mehdi ilk geldiğinde kıtlıkla uğraşacak. Sahte Ufo İstilası'nı 2018'den önce yapacaklardır, Hz Mehdi'yi engellemek için BOP ve FEMA Kampları projelerini hızlandırdılar. Bugünlerde ABD'de rekor silah satışı gerçekleşiyor, ordaki halk tehlikenin farkında, ancak bu silahlar kaydediliyor, özel birlikler bu silahları alacaktır. Her ülke farklı bir şekilde karışıyor ve zayıflıyor, son bir kaos oluşturacaklar, bu da Sahte Ufo İstilası olacak ve dedikleri gibi bu fırsatı kaçırmak istemiyorlar, dünyaya hakim olma rüyasını gerçekleştirmek üzereler, biz nasıl Hz Mehdi'nin gelmesi için sabırsızlanıyorsak, onlar da dünya hakimiyetlerini bizzat görmek için sabırsızlanıyorlardır. Bunlar kıyameti hızlandırmaya çalışıyor, Deccal'i bir an önce görmek istiyorlar, buna çok yaklaştılar, ancak Hz Mehdi, dünyanın durup ters dönmesini geciktirecektir. FEMA TOPLAMA KAMPLARI Abd’nin teröre karşı savunma amacıyla oluşturduğu olağanüstü hal kurumu Fema’nın personeli hazır bekleyen ancak henüz sakinleri bulunmayan 800 adet toplama kampında kimler tutulacak? Alaska’da boş bulunan 2 milyonluk kampın anlamı ne? Abd bir iç savaşın planlarını mı yapıyor? İlk duyulduğunda komplo teorisi gibi geliyor. Ancak araştırınca ve üstünde biraz düşünce ortaya ürkütücü bilgiler çıkıyor. Konumuz, Fema ve onun kampları. 11 Eylül, hem Abd hem de dünya için yeni bir dönemin kilometre taşı oldu. Soğuk Savaş sonrası yeni bir “öteki”, yeni bir “ortak düşman” arayan dünyanın karşısına “islamcı terör örgütleri” konuldu. Abd, kendi vatandaşlarının ve dünyanın tehdit algılamasında yaşanan boşluğu, terör ve kitle imha silahları ile doldurdu. 11 Eylül yeni düzen için hızlandırıcı bir etki oldu. Bir el, Amerika’nın 21. yüzyıl projesini başlattı. Bu dönüşüm ile Abd, içeride ve dışarıda daha sıkı, baskıcı, hatta faşizan bir tutuma yöneldi. İşte Fema’daki (Federal Acil Yönetim Ajansı) değişim de bunun bir göstergesi. Olası bir savaş durumu tehdidine karşı inanılmaz ve korkutucu yetkilerle donatılan Fema, bir süredir yeniden yapılanıyor. Homeland Security adlı yasa ile ülkedeki olağanüstü hal durumunu değiştiren yeni bir sistem kuruluyor ve Fema da bu sistemin tam ortasında. Fema, 8 milyar dolar bütçesi ve 6-7 bin çalışanı olan bir kurum. Doğal afet ve benzeri konularda yönetimi tek elde toplamak için oluşturulan kurum artık, nükleer saldırı, iç savaş ve isyan gibi durumlara karşı hazırlanıyor. “Dünya sistemi felakete sürüklenirken, Amerika, bütün dünyada, düşman üstüne düşman kazanıyor. Neo-conların çılgın politikaları, Abd’yi beklenmedik bir iç savaşın eşiğine sürüklenmekle sonuçlanabilir.” (Amerikalı sosyolog Immanuel Wallerstein) 2005 yılında yaşanan Katrina kasırgası, Louisiana, Mississippi ve Alabama eyaletlerinde en az 1300 kişinin ölümüne, yüz binlerce kişinin de evsiz kalmasına yol açmıştı. Yaşanan hezimetin faturası ise Fema’ya çıkmıştı. Fema’nın tüm dünyaya referans olan acil durum yönetimi, bu olağanüstü olayda sınıfta kalmıştı. Çünkü, yetkileri artan kurum, “yeni bir düzenin” kurucusu olurken, doğal afetleri unutmuştu. Peki neler oluyor? 11 Eylül sonrası sürekli, bir terörist saldırının korkusuyla yaşatılan Amerikalılar için Fema, “terörizmle savaşın” içine çekiliyor. Fema, kazandığı yeni yetkilerle birlikte, milli güvenlik tehlikeye girdiğinde seçimsiz olarak hükümeti ve tüm yönetimi devralacak kurumdur. Abd’de bir eyalette olağanüstü bir durum oluştuğunda Başkan'ın onayı olmadan bir vali, olağanüstü hal ilan edemiyor. Fema, ancak Başkan'ın ilanı ile devreye giriyor. bu noktadan sonra, Fema’nın Başkan’ı dahi aşarak karar alma yetkisi var. Yenilenen sıkıyönetim yasası ile bu tür durumlarda askerin daha etkin olduğu bir sistemin önü açılıyor. Sivil ile asker birbirine yaklaştırılıyor. Abd’de duyarlı insanların sorduğu soru ise şu: "Peki böyle büyük bir yetkiyle donatılmış kurum olağanüstü hali nasıl yönetecek? Çünkü böyle büyük bir yetkiyi kullanması hangi kurum olursa olsun çok zordur." Ama durun! Yetkiler ve olanaklar bunlarla bitmiyor. Fema devreye girdiği anda, kanunları askıya alabilme, insanları göç ettirebilme, gerekçesiz olarak gözaltına alma ve tutuklayabilme gibi inanılmaz yetkilere de sahip. En korkunç olanı: Kamplar. Fema’nın Abd çapında 800’e yakın toplama kampı var. Bunlara kimi kaynaklar “konsantrasyon kampı” da diyor. Ülke içi ve dışından(!) getirilecek insanlar için hazırlanan kamplar hepsi mahkum kabul etmeye hazır bir şekilde tutuluyor. Abd’de dolup taşan hapishanelere rağmen, bu gizli ve çok özel cezaevi benzeri yerler boş tutuluyor. Tel örgülerle çevrili kamp alanlarında dikenli tellerin yönü bile “içeriye doğru” yani, içerden dışarıya kaçmalara karşı. Kamplar boş, ancak düzenli olarak çalışan muhafızları var, yani her an hazır. Kamplarda, birkaç cesedin sığabileceği büyüklükte, içlerinde ölüleri yakmak için rezistans barındıran, 180 derece sıcaklığa dayanıklı binlerce tabut da hazır. Ölüleri yakan tabutlar olduğuna göre kimyasal silah kullanacaklar. Sürekli yenileri inşa ediliyor, ayrıca herkesin aynı anda sığmasına gerek yok, sırayla alım da olabilir. Gelen iddialara bakılırsa sürekli yenileri inşaa ediliyor. En büyükleri ise, Alabama, Arkansas, California, Georgia, Hawai, Illinois, Indiana, Luisiana, Mississipi, Nevada ve Washington’da. Bir çok eyalette de hazır bekletilen kamplar olduğu söyleniyor. Fema bu sığınaklar için 1 milyar doların üstünde bir para ayırdı. Bu kamplar ortalama 20 bin kişiyi barındacak kapasitede. Bazı kampların ise 400 bin hatta 2 milyon insan barındırabileceği iddia ediliyor. 2 milyon kişilik dev ve gizli kampın, Alaska’da olduğu gelen iddialar arasında. Ayrı hatlarla uzatılan demiryolları bu kampların içine giriyor. Çok özel tasarlanmış taşıyıcı vagonlar hazır bekletiliyor. (Tıpkı Nazi Almanyası’ndaki gibi.) Dünyada İslamcı kesimlere yakın kaynaklar, buraların Müslümanlar tarafından doldurulacağını düşünüyor. Fema’yı düzenleyen olağanüstü durum ve sıkıyönetim kanunlarındaki ilgili “yürütme emirleri” ise çok garip. 11002 numaralı yürütme emrine göre, iletişim araçlarına el konulabilir, sivillerden işçi taburları oluşturulabilir, bütün kişiler için bir milli kayıt oluşturulabilir. 11490 numaralı yürütme emrine göre ise Fema, bütün eyaletleri ve federal yönetimi ele alabilir, anayasayı rafa kaldırabilir. Abd’deki büyük medya kuruluşları bu konuya hiç mi hiç girmiyor. Konuya ilişkin yazılanlar hemen yalanlanıyor, ilgili internet sayfaları derhal kapatılıyor. Fema’nın gizli kampları kadar başka gizli merkezleri de olduğu gelen bilgiler arasında. Buradaki çok gizli birimlerde görevli çalışanların gömlek ve yakalarının üstünde Kızılhaç ve Çarmıh işaretlerinin yer aldığı iddia ediliyor. Bu ise akıllara Abd’de yükselen Evanjelist-Kabalist cemaatin etkinliğini getiriyor. Evanjelist demişken, ülkemizde de Başkanlık Sarayı'nın karşısına yaptırılan Kiliseye benzeyen Beştepe Camii'nin kubbesinde Hilal yerine İngiliz Evanjelist Protestan Hristiyanları'nın sembolü Kuyruklu Alem var. Aynı sembol Kocatepe Camii'nin kubbelerinde görülüyor. Dinler Arası Diyaloğu simgeleyen Beştepe Camii'nin dışarıdan bile fotoğrafının çekilmesine izin verilmemesi de düşündürücü. SAHTE UFO İSTİLASI'NDAN SONRA, İNSANLAR, TOPLAMA KAMPLARI'NA GÖNDERİLECEK... * Amerikalılar'ın en büyük kabusu, Fema Toplama Kampları, en azından haberleri var, peki ya Türkler, 10.000 Türk ya biliyor ya bilmiyor. 1 Temmuz 2014 milattır... ABD deki 51. Bölge Ne Anlama Geliyor.. * Yeni Dünya Düzeni İçin Son Kaos: Sahte Ufo İstilası. * Büyük Oyun: Uzaylılar, Cinlerin Maskesi. * Yecüc-Mecüc, Uzaylı Değil. 51. Bölge, yerin altında 7 katlı bir yapı olup, burada gen araştırmaları, zihin kontrolü gibi çeşitli deneyler yapılır. Las Vegas'ın 153 km kuzeyinde, halka kapalı bir bölgedir. ABD'nin 51. Eyaletinde olması dolayısıyla 51. Bölge olarak isimlendirilmiştir. Hakkında Ufo'nun buraya düşmesinden sonra bu bölgenin oluşturulduğu, Hayalet Uçakları'n da bu Ufo'dan alınan teknoloji ile oluşturulduğu söylense de, bu söylentiler şehir efsanesinden ibarettir. Burada Ufo yada uzaylı yoktur. Söyledikleri gibi bir teknoloji olsaydı ışık hızı yada ışık hızına yakın bir araç yada füze oluştururlardı. Rusya'da da 51. Bölge vardır ve oradaki bölge, Moğolistan'daki Yecüc-Mecüc settinin olduğu yeraltı şehrine yakındır. Peki Çindeki Hayalet Şehirler ve Avanosların Sırrı... ÇİN'DEKİ HAYALET ŞEHİRLER Çin'de 64.5 milyon kapasiteli boş evlerin bulunduğu şehirlerde ne olacağı bilinmiyor. Akıllara Fema Kampları'nı getiren bu evler, Çin'de de bir Çin Baharı olacağı ve milyarlarca Çinli'nin ortadan kaldırılmasından sonra kalanların bu evlerde yaşayacağı yorumlarına neden oluyor. Bunların çoğunluğunu Angola'dan getirtilen işçiler inşa etti. 64.5 milyon olduğuna inanmayanlar, Ghost Cities in China diye aratabilirler. Avrupa'daki Türk Düşmanlığı Öne Çıkıyor... "Türkler Müslüman'dır, o yüzden insan sayılmazlar." İngiltere Başbakanı Churchill. “Vizigotlar’dan Sarafenlere değin Hristiyanlık ile temasa geçen bütün ırklar ve kavimler er geç Hristanlığı kabul etmiştir. Bunun tek istisnası Türkler’dir. Türkler, Hristiyanlığı kabul etmek şöyle dursun, ortadan kaldırmaya çalışmıştır. Onun için Türklerle savaşmak, onları yok etmek zorundayız.” Kardinal John Newman, İngiltere, 1854. “Avrupalılık bilinci, Türkler'in İslami yayılmacılığının önlenmesi için yürütülen mücadele sürecinde gelişmiştir. Dolayısıyla, Hristiyanlığın İslam’a karşı konumu, Avrupa’nın Türkler'e karşı tutumu gibi, soğukluk ve umursamazlık temelindedir.” İsveç’in önceki Türkiye Büyük Elçilerinden Eric Cornel’in, “Bir İslam ülkesinin kutsal Roma İmparatorluğu” başlıklı makalesinden. “Türkler, Tanrı’nın öfkeli kırbacı, yakıp yıkan şeytanın uşağıdır. Türk’ün tanrısı olan şeytanı (Haşa) yenmeden Türk’ü yenmek kolay olmayacaktır. Tanrı, işlenen sayısız günah ve nankörlük nedeniyle şeytan Türkler'i Almanlar'ın başına bela etmiştir. Bir Türk’ü öldüren vicdan azabı duymamalı; tersine Hristiyanlığın düşmanını yok ettiği için vicdanı rahatlamalıdır. Eğer Samson gibi güçlü olsaydım, çaresini bulur her gün bir Türk öldürürdüm.” Alman Papaz Martin Luther (1483-1576), Hristiyanlıkta Reform hareketini başlatan kişidir. Hoşgörüyü esas alan, özgürlükçü bir din anlayışını savunmuştur. Protestanlık mezhebinin kurucusudur. Hoşgörünün yolunu açan Luther’e göre Türkler Katolik Kilisesi’nin yanlışlarına, yolsuzluklarına karşı “Tanrı’nın gönderdiği cezadır” demiştir. “Yüce majesteleri, Türkleri öldürerek bana yeniden hayat veriyorsunuz. Siz Avrupa’nın gücünü aldınız. Türk dilini ve onu konuşanları Avrupa’dan sürmek gerek. İnsanlığın iki büyük baş belası var: Birincisi veba, ikincisi Türkler. Hümanizm ilkem olmasaydı, Türkler'in hepsinin kökünün kazınmasını görmek isterdim. Ben en azından birkaç Türk’ün öldürülmesine katkıda bulunmak isterdim. Gerçi bu benim hoşgörü ilkeme uymuyor, ama insanlar çekilişlerle yoğrulmuştur.” Fransız Filozof Voltaire'in Osmanı-Rus Savaşı sürerken Rus Çariçesi II. Katerina’ya gönderdiği mektup. Voltaire, Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketinin öncülerindendir. Günümüzde özellikle düşünce ve ifade özgürlüğünün temel taşı sayılan “Efendi, fikirlerine katılmıyorum; ama fikirlerini özgürce dile getirmeni sonuna kadar savunacağım” sözüyle tanınmaktadır. Prusya Kralı’na yazdığı mektupta ise “Yunanistan’a zulmeden Türklerden her zaman nefret edeceğim. Ne barbar şeyler. Onlara 60 yıldır Cenevre saatleri satıyoruz, ancak hâlâ bunlarla ne yapacaklarını bilmiyorlar. Saatleri nasıl kuracaklarını bile bilmiyorlar” demiştir. Romantizm akımının öncüsü İngiliz Şair George Byron (1788-1824), Türklerden nefret konusunda romantik değil. Osmanlı’ya karşı Yunan isyanı sürecinde isyanlara fiilen katılmak için Yunanistan’a gitmiştir. “Bu katil imparatorluktan, Osmanlı'dan yakamızı kurtaralım. Bağnazlığı ve zorbalığı susturalım. Elde kılıçla dolaşan boş inançları, doğmaları etkisiz hale getirelim.” Fransız şair, yazar ve devlet adamı Victor Hugo (1802-1885). “Avrupa’nın en güzel toprakları ayak takımının egemenliğinden kurtarılacaktır. Avrupa Türkiye’sinde Yunan, Slav, kent, soylu sınıfının etki ve zenginliği sürekli artmakta, Türkler her geçen gün gerilemekte. Zaten Türkler devleti ve asker gücünü ellerinde tutmasalardı çoktan yok olup giderlerdi. Türkler'in sahip oldukları uygarlığı engelleyen bu tekel ve güç artık güçsüzlüğe dönüşecektir. İşin doğrusu, Türklerin ortadan kaldırılmaları gerekir.” Alman filozof Friedrich Engels (1820-1895).  FORUM SITELERINDEN ALINTIDIR

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir çoğunu okudum ama çoğuna da katılmıyorum. Neden mi? 2012 deyince anlarsınız herhalde :)

Su meselesi mi? Bu sorun çözüldü bile denebilir çünkü yapılan araştırmalara göre yeryüzünün 700 km civarı altında şuanki okyanusların 3 katı su bulunmuş. Araştırabilirsiniz.

Share this post


Link to post
Share on other sites

en azından 3.dunya savası cıddı olarak kapımızda duruyor gıbı ve hazırlıklara baslanmıs cogu fılmle bıle bunu bize asıladılar bırde cogu hadısde musluman ve yahudı savasından bahsedılıyor

Share this post


Link to post
Share on other sites

Allah bizimledir :) Türkün inancı döver gevurun aklını ::) rahatttt ;)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bir çoğunu okudum ama çoğuna da katılmıyorum. Neden mi? 2012 deyince anlarsınız herhaldeSu meselesi mi? Bu sorun çözüldü bile denebilir çünkü yapılan araştırmalara göre yeryüzünün 700 km civarı altında şuanki okyanusların 3 katı su bulunmuş. Araştırabilirsiniz.
moderatorum yalnız o su dünyanın dengesinin bir parçası tıpkı buzullar gibi...nasıl buzullarda erime olunca denge bozuluyorsa su sulardaki azalma ciddi sorunlara neden olabilir...çünkü o su devbir lav topu ile bizim aramızda bulunuyor

Share this post


Link to post
Share on other sites

buyuk bolumu sacmalik uydurma haberler 51. bolge var ama uzaylilarla alakali bisey yapilmiyor adamlar goz gore gore herkesin ortasinda

uzaylilari mi arasitiriyo gen testi mi yapicak bilmeyen yok sadece sus ilgi cekmek icin amerikaya bunun  icin milonlarca insan gidiyo

sence amerika aptalmi bunu duyurcak hersey paraya dayaniyor ne kadar cok para o kadar guc.

 

isralin olayi su savas cikarip polemik yaratmak gundemde kalmak bu sayede para  kazaniyolar ulkeye binlerce gazeteci gitti afedersinizde orda bu gazateciler ne iciyo ne yiyo bunu bi dusunun millet israil mali almayin diyor demi o zaten bizim ulkemize  girdi parasi odendi siz gidip almassaniz o mallari turklerin isleri bozulcak zaten parasi odenmis bir mali neden almicaksiniz ki adamlar zaten kazanmis..

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

buyuk bolumu sacmalik uydurma haberler 51. bolge var ama uzaylilarla alakali bisey yapilmiyor adamlar goz gore gore herkesin ortasinda

uzaylilari mi arasitiriyo gen testi mi yapicak bilmeyen yok sadece sus ilgi cekmek icin amerikaya bunun  icin milonlarca insan gidiyo

sence amerika aptalmi bunu duyurcak hersey paraya dayaniyor ne kadar cok para o kadar guc.

 

isralin olayi su savas cikarip polemik yaratmak gundemde kalmak bu sayede para  kazaniyolar ulkeye binlerce gazeteci gitti afedersinizde orda bu gazateciler ne iciyo ne yiyo bunu bi dusunun millet israil mali almayin diyor demi o zaten bizim ulkemize  girdi parasi odendi siz gidip almassaniz o mallari turklerin isleri bozulcak zaten parasi odenmis bir mali neden almicaksiniz ki adamlar zaten kazanmis..

kardeş arz talep diye bisi de var ama ne kadar az tuketilirse o kadar az gelir ulkeye

Share this post


Link to post
Share on other sites

kardeş arz talep diye bisi de var ama ne kadar az tuketilirse o kadar az gelir ulkeye

haklisin ama seri numaralarinda israil ulkesine ait seri numara yok *z* bunuda unutmayin. sikinti buyuk farkindayim ama kisi olarak kimse bisey yapamaz.

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ama 51.bolgenin cok sıkı korunuyor olmasıda illaki soru isreti cikariyor http://m.natgeotv.com/tr/51-bolgenin-sirlari/videolar/51-bolge-efsaneleri

bu kadar saf olma dusun ilgi cekmek amaclari ne kadar gizli gozukurse o kadar ilgi ceker. insanoglunun en buyuk zaafida merak zaten. yada buyuk ihtimal bu kadar korunmasinin sebebi bor madeni veya atom bombalari uretimi yapmalari kimyasal silah yapiyorlar belkide ama uzayli isi hikaye.

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

bu kadar saf olma dusun ilgi cekmek amaclari ne kadar gizli gozukurse o kadar ilgi ceker. insanoglunun en buyuk zaafida merak zaten. yada buyuk ihtimal bu kadar korunmasinin sebebi bor madeni veya atom bombalari uretimi yapmalari kimyasal silah yapiyorlar belkide ama uzayli isi hikaye.

tabı orasını bılemeyız ama dedıgın gıbı burası cok onemlı seyler saklıyor

Share this post


Link to post
Share on other sites

az internette gezinin 1956 yılında mı ne amerikada bir kaza oluyor askeriye meteor düşmesi diye açıklama yaparken orda kazanın yakınındaki bir köyün sakinlerinden bazıları düşen şeyin çok daha büyük ve parlak metalimsi bir şey olduğunu ifade etmiştir bu açıklamalar üzerine bir çoğu ya bir şekilde öldü yada ortadan kayboldu...köyün yeri ve kaza alanı askeriye tarafından kontrol eldildi...bundan kısa bir süre sonra onlarca yıldır jules verne nin dalga geçtikleri fikri olan aya yolculuğu plana koydular...bakın o sene orda her ne olduysa tüm dünyayı uzaya çekti...şuan biz satranç tahtasındaki piyonlarız sadece önümüzü sürüleni görebiliriz onları yorumlar onlara göre karar veririz...ama asıl oyun arkadalarda döner.her taş farklı bir olayı tetikler ve sadece bu oyunu yöneten kişi amacı bilir.tüm taşlar, tüm hamleler sadece amaca götüren araçlardır...para diyorsunuz su diyorsunuz...para ve su bu satrancın hileleri...oyunun dengesini değiştirmek için doğru zamanda kullanılmayı bekleyen gizli silahlar...bu yüzden bunları tartışmak bunlara kafa yormak doğru ama %100/kesin gözüyle yargıylamak..?işte bu yanlış olandır...bir kez olsun çevrenizdeki arkadaşlıklara tarafsız olarak yaklaşın...bakın o zaman işler sizin düşündüğünüz gibimiymiş...bu, dünyadaki dönenlerin, planların yanında bir hiç...lütfen bu yüzden önünüze sunulana hücum etmektense biraz arkasındaki nedenlere veya sonraki hamlelere odaklanın...ancak o şekilde körü körüne tahmin yürütmenin ilerisine gitmiş olabiliriz

Share this post


Link to post
Share on other sites
benim kendi dusuncem ben amerikanin aya ciktigina bile inanmiyorum ..
kardeşim aya çıkıldığı bir gerçek ama açıklanan tarihten önce mi sonra mı bilemeyiz...ama benim asıl merak ettiğim sorulardan birisi hayalet uçak teknolojisi ve bilgisayarlar nasıl bir anda ortaya çıktı?neden insanların hareket kabiliyetlerine sahip fakat onlardan daha güçlü olan robotlar icat etmeye çalışılıyor?benim şahsi düşüncem robotların icadının amacı kusursuz itaat ve sessizlik...her neyde görevlendireceklerse insanlara güvenemedikleri bariz ortada...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...