Jump to content
Sign in to follow this  
kurutr

Fıkralar

Recommended Posts

Temel mezarlıkta işe başlamış, 2 gün sonra işi bırakmış. Arkadaşları sormuşlar,

- Ula işi niye pirakaysun. Temel :

- Ula purada herkes yatayi, pen nie

çalışacağum

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dost meclisinde bizim meşhur 4lü yine bir aradadır.

Amerikalı, biz marsa gideceğiz demiş.

Fransız, biz atom bombasını etkisiz hale

getirecek projemiz hazır demiş.

Alman, biz uçan araba yapacağız, bitmek

üzere demiş. Bizim Temel altta kalmamak için,

- Ula bizde Güneş’ e gideceğuk demiş.

Amerikalı, güneş çok sıcak olur, nasıl

gideceksiniz deyince Temel cevabı

yapıştırmış :

- Ula bizde bileyruk oni, akşam serunluğinde gideceğuk herhalde daa

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sarışının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir. Bir gün teneffüs

sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir

çocuğun oyun alanının sonunda kenarda

durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını

öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir

sorununun olmadığını söyler. Bir süre sonra sarışın çocuğun yine tek basına aynı yerde

durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar

çocuğa yaklaşarak,

-Senin arkadaşın olmamı ister misin? diye

sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte

“tamam” der. İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen Bütün çocuklar topun

pesinde koşturup oynarlarken sen neden

burada duruyorsun? diye sorar. Afallayan

cocuk hayretle cevap verir:

-Çünkü ben kaleciyim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Adamın biri kumsalda dolaşırken ayağı bi şişeye çarpmış..Şişenin tıpasını

çıkarmış ve içinden bir cin çıkmış..Cin adama –

Bir dilek hakkın var..Dile benden ne dilersen!

demiş..Adam da – İki okyanusu birbirine

bağlayan bi köprü yapmanı istiyorum..demiş..

Cin : - Yahu kardeşim bu ne biçim dilek daha

olanaklı bişeyler iste..demiş..

Adam :

- Öyleyse kadınları anlamak istiyorum..demiş..

Cinin cevabı çok kısa ve net :

- Köprü kaç şeritli olsun ? demiş..

Share this post


Link to post
Share on other sites

 

 

 

Birgün halk otobüsünde yaşlı bir teyze şöförün

tam arkasına oturmuş. Şöföre dokunarak elini

uzatmış, şöför bakmış bir avuç dolusu badem.

Teşekkür ederek almış ve afiyetle yemiş. 5dk sonra

yaşlı teyze tekrar dokunmuş 1 avuç daha badem

vermiş. Şöför yine almış ve bitirmiş. 3. defa teyze

badem uzatınca şöför :

- Teyzecim teşekkür ederim, hepsini bana verdin

birazda sen yesene demiş. Teyzenin cevabı :

- Olum ben bademli çikolata alırım hep. Ama

sadece çikolatasını emmeyi severim. İçinide sana

veriyorum işte

Share this post


Link to post
Share on other sites

günlerini hesaplamak için bir çömleğin

içine her gün bir taş atar, Hoca. Bir avuç taş

doldurur çömleğin içine Hoca’nın yaramaz oğlu,

muziplik olsun diye. Bir zaman sonra arkadaşları:

“Bugün Ramazan’ın kaçı acaba? diye sorarlar

Hoca’ya. Hoca’da: “Şimdi eve gider öğrenirim.

Biraz sabredin.” der ve evinin yolunu tutar.

Çömleği boşaltır; bir sayar, iki sayar… Taşların

yüz yirmi beş tane olduğunu görür. Şaşkın bir

halde döner arkadaşlarının yanına Hoca.

- “Arkadaşlar, bugün, Ramazan’ın kırk beşi” der.

Hoca’nın bu cevabına gülüşürler arkadaşları.

Aralarından biri:

- “Aman Hocam, bir ay otuz gündür. Hiç

Ramazan’ın kırk beşi olur mu?” diye itiraz eder.

Hoca, biraz şaşkınlık biraz da kızgın bir ifadeyle:

- “Ben yine insaflı davrandım. Benim çömlek

hesabına bakacak olursak; bugün Ramazan’ın yüz

yirmi beşi!”der.

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir kesis dunyanin en akilli adamini bulmak icin diyar diyar geziormus.Sira Nasreddin Hoca'nin koyune gelmis ve koylulere sormus:

-Sizin koyun en akilli adami kim?

Koyluler:

-Nasreddin Hoca.

Bunun uzerine kesis koy meydaninda Hoca ile gorusmeye baslamis.Eline bir comak almis yere bir daire cizmis.Nasreddin hocada comakla daireyi ortadan ikiye bolmus.Kesis bir dogru daha cizerek daireyi dort e bolmus,Hoca da dordw bolunmus dairenin uc dilimine carpi koymus .Kesis eleriyle asagidan yukari dogru hareket yapmis.Hocada yukardan asagi yapmis ve kesis buyuk bir hayranlikla Hoca'yi tebrik etmis.

Olup bitenden bir sey anlamiyan halk kesise ne oldugunu aormus.

Kesis:

-Bu adam gercekden dunyanin en akilli adami .Yere dunya cizdim o da "ortadan ekvator gecer" dedi.Ben dunyayi dorde boldum o da "dortde ucu sudur"dedi.Ben yerden buharlasma sonucu ne olur dedim o da"yagmur yagar" dedi.

-Bu seferde halk Hoca ya donup ne oldugunu sorar 

Hoca da:

-Bu adam oburun biri.Yere bir tepsi baklava cizdi bende "yarisi benim"dedim. Daha sonra tepsiyi dorde boldu o zaman "dortde ucu benim" dedim. O da tepsi altdan hafif ates almali dedi. Bende "ustune fistik ekersek daha iyi olur" dedim.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı

antrenörü Scolari ile karşılaşmış.

- Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de

şampiyon oldunuz? demiş.

- Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak

mesela sana bir örnek vereyim demiş ve

Ronaldo'yu çağırmış.

- Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın

çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir?

Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş.

Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner

dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış.

- İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni

takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan

ama kardeşin olmayan kimdir?

İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman

istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş.

- Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin

olmayan kimdir?

Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol

Güneş'in yanına dönmüş:

- Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış.

Şenol Güneş köpürmüş:

- Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo

idi!..

Share this post


Link to post
Share on other sites

FBI eleman alacaktır. Gazeteye ilan

verilir, bir gun sonra uç kisi

başvuruda bulunur. ilk adam odaya

alınarak "karını seviyor musun?" diye

sorulur. Adam "evet efendim" der. "Peki, ülkeni seviyor musun?" deyince adam yine

"evet" diye cevap verir.

FBI görevlisi "peki o zaman, sana bir sürprizimiz

var, karını buraya getirdik yan odada su anda

kendisi. Al su silahı karını oldur bakalım" deyince

adam silahı alarak diğer odaya girer. Birkac saniye sonra geri döner, kravatı gevşemis ve

terlemiştir.

Yapamayacağını söyleyerek oradan ayrılır.

Sıra ikinci adama gelir ona da aynı şeyleri

söylerler o da yapamayacağını söyler ve oradan

çıkar gider. Son olarak sıra Temel'e gelir. Ona da aynı şeyler

söylenir ve Temel içeri girer. Bir-iki saniye sonra

bam bam bam bam bam diye silah sesleri ve hem

arkasından buyuk bir şangırtı ile cam kırılması

sesi duyulur.

Temel geri döner biraz terlemiştir. FBI görevlisi sorar:

- Noldu?

- Bana verdiğiniz tabanca kuru sıkı cıktı. O

yüzden Fadime'yi pencereden aşağı atmak

zorunda kaldım!...

Share this post


Link to post
Share on other sites

FBI eleman alacaktır. Gazeteye ilan

verilir, bir gun sonra uç kisi

başvuruda bulunur. ilk adam odaya

alınarak "karını seviyor musun?" diye

sorulur. Adam "evet efendim" der. "Peki, ülkeni seviyor musun?" deyince adam yine

"evet" diye cevap verir.

FBI görevlisi "peki o zaman, sana bir sürprizimiz

var, karını buraya getirdik yan odada su anda

kendisi. Al su silahı karını oldur bakalım" deyince

adam silahı alarak diğer odaya girer. Birkac saniye sonra geri döner, kravatı gevşemis ve

terlemiştir.

Yapamayacağını söyleyerek oradan ayrılır.

Sıra ikinci adama gelir ona da aynı şeyleri

söylerler o da yapamayacağını söyler ve oradan

çıkar gider. Son olarak sıra Temel'e gelir. Ona da aynı şeyler

söylenir ve Temel içeri girer. Bir-iki saniye sonra

bam bam bam bam bam diye silah sesleri ve hem

arkasından buyuk bir şangırtı ile cam kırılması

sesi duyulur.

Temel geri döner biraz terlemiştir. FBI görevlisi sorar:

- Noldu?

- Bana verdiğiniz tabanca kuru sıkı cıktı. O

yüzden Fadime'yi pencereden aşağı atmak

zorunda kaldım!...

 

karma vermeyi bilsem vericemde bilmiyom :D  :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl: :rofl:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Marketin birine bir turist gelmis bir seyler

almis, sonra türk parasi

çikaramamis dolar uzatmis kasadaki

adama.

Adam para sahte mi degil mi diye

kuskuya düsmüs. Paranin orasina burasina

bakmis.Evirmis çevirmis anlayamamis

sahte olup olmadigini.

Bakmis böyle olmayacak parayi sirada

bekleyen Temel’e uzatmis.

‘Bir de sen bak hele’ demis. Temel paranin bir altina bir üstüne bakmis

sonra masanin üstüne atmis

ve ‘bu para sahte’ demis.

Herkes sasirmis, nasil anladin bu kadar

çabuk demisler.

Temel de: ‘Bunun üstünde Atatürk resmi yok’ demis.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir İtalyan, bir Rus, bir Fransız bir de bizim Temel şampiyonlar liginde karşılaşmışlar.

Başlamışlar muhabbete.

İtalyan demiş ki: “Bizim ülkemizde şampiyon

olan takım iki gün iki gece kutlamalar yapar.”

Rus demiş ki: “Bizim ülkemizde şampiyon olan

takım iki tanker votka içerek kutlama yapar.” Fransız demiş ki: “Bizim ülkemizde şampiyon

olan takım 300 güzel kızla şampiyonluk

kutlar.”

Bizim temel de demiş ki: ”Haçan bizum oraya

şampiyon kim olursa olsun kutlamasini

Fenerbahçe yapar.”:D:D:D

Share this post


Link to post
Share on other sites

ABD’de 22 no’lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu

izlerken bir araba görmüş. Bu aracı radarla

incelemiş ve en az 50 km hızla gidilmesi

gereken bu yolda aracın tam 22 km hızla

gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş.

Aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Aracın peşinden gidip aracı

durdurmuş. Bir de ne görsün? Aracı kullanan

çok yaşlı bir teyze. Aracın arkasındaki

koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze

daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü

endişeyle: -Polis bey,çok mu hızlı gidiyordum?

Polis:

-Hanımefendi, hızlı değil, tersine çok yavaş

gidiyorsunuz ve bu tüm otoyol trafiğini

etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarı ile 22

km hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze: -Ama otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve ben

de bu kurala uymak istedim!

Polis:

-Teyzeciğim;

o 22 otoyolun numarası. Bu yolda en az 50 km

hızla gitmelisiniz. Yaşlı teyze:

-Tamam,bundan sonra hızlanacağım.

Polis tam kendi arabasına giderken,gözü yine

arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok

korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış ve sürücüye

sormaya karar vermiş: -Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu

arkada oturanların nesi var? Çok korkmuş

gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!

Yaşlı teyze:

-Valla ben de anlamadım, 250 no’lu

karayolundan çıktıktan beri böyleler

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir Beşiktaşlı, bir Fenerbahçeli ve bir Galatasaraylı

Arabistan'da

yasak olmasına rağmen bir otelde içki içerken

yakalanır.

Mahkemeye çıkarılırlar. Karar İDAM!

Bizimkiler itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasına çevrilir.

Ama o gün bayrama denk geldiği için Kral

Hazretleri ömür boyu hapsi kaldırıp

hepsine 20 kırbaç cezası verir. Bizimkileri sempatik

bulduğu için de

bir kıyak daha yapıp herkese acıyı hafifletmek için bir istek hakkı tanır.

Beşiktaşlı, "Sırtıma bir yastık bağlayın" der.

10 kırbaçtan sonra yastık paramparça olur ve pek

fayda etmez. Uyanık Fenerbahçeli

bunu görünce, "Sırtıma iki yastık bağlayın" der.

Ama iki yastık bile 20 kırbaca dayanmaz. Sıra Galatasaray'lıya gelince Kral, "Bak Galatasaray'lı

seni severim...

Bu yüzden sana iki istek hakkı veriyorum"

der...GALATASARAYLI bunun üzerine

"O zaman bana 40 kırbaç vurulsun" deyince herkes

şaşkına döner. Kral Hazretleri; "Peki ikinci isteğin nedir?" diye

sorar...

Bizim Galatasaraylı pis pis sırıtır ve ekler;

Fenerbahçeliyi sırtıma bağlayın.":D:D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dünyanın En Zeki Adamı :))

Uçakta beş kişi varmış. Pilot, Michael Jordan, Bill

Gates, Dalai Lama ve bir hippi.

Oldukça yüksek bir irtifada uçarlarken, uçağın

motorları birdenbire bozulmuş ve uçak hızla

düşmeye başlamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların

yanına gelmiş. "Beyler" demiş "biraz sonra yere

çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var,

biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış.

Michael Jordan hemen ayaga fırlayarak "Beyler"

demiş "Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük

sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara

ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış.

Derken, Bill Gates de hemen ayaga fırlamış "Beyler"

demiş "Biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki

adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara

ihtiyacı var" ve o da paraşütlerden birini kapıp

atlamış.

Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar.

Dalai

Lama "Evlat, ben oldukça verimli ve bereketli bir

hayat yaşadım, gerçek aydınlığı buldum. Oysa

senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü

al ve atla, kendini kurtar" Hippi gülmüş: "Endişelenme dede, kendini dünyanın en zeki

adamı sanan, az önce benim sırt çantamla atladı!"

Share this post


Link to post
Share on other sites
Rahmetli Osman Bölükbaşı ile İsmet Paşa bir uçak yolculuğunu beraber yaparlar. Yanlarında da torunu, İsmet Paşa torununa derki git Osman amcandan para iste. O da gelip Osman amca bana para verirmisin der. Ne yapacaksın oğlum parayı?-Köylülere atacağım sevinsinler der .Osman Bölükbaşı cevabı patlatır :-Git dedeni at bütün Türkiye sevinsin.

Share this post


Link to post
Share on other sites

;D ;D ;D ;D süperdi  ;D ;D ;D ;D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Newyork seferini yapmak için uçaga binen güzel sarışın, firstclass koltuğa oturur. Bilet kontrolünde hostes yerinin arkada ekonomik sınıfta olduğunu söyler. Sarışın buna itiraz eder ve: " ben güzelim sarışınım istediğim yere otururum" der.Hostes başa çıkamayınca kaptana haber verir, kaptan gelir ve sarışının kulağına bişeyler fısıldar.Bunun üzerine sarışın kalkar ve arkada bir yere oturur.Hostes hayretle kaptana sorar: "Efendim ne söylediniz kulağına??"

Kaptan:" uçağın sadece arka tarafının newyorka gittiğini söyledim"

der.

Share this post


Link to post
Share on other sites

temel yüzme yarışına katılmış. yarış başlamış 1. olarak gidiyomuş yarışın yarısına gelmiş, ben yoruldum demiş geri dönmüş :sorry:

Share this post


Link to post
Share on other sites
Sarışının biri çıktığı geziden sonra, arkadaşıyla dertleşmektedir:[/size]- Ay sorma güzelim perişan oldum, tren yolculuğu berbattı.- Hayırdır, ne oldu ki?- Trende ters tarafta oturdum, midem bulandı, içim dışıma çıktı.- Aman be canım, karşındakine söyleseydin de yer değiştirseydiniz ya.- Ya benim de aklıma geldi gelmesine de, karşımda kimse oturmuyordu...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bir akıl hastanesinde doktorlar delileri test edecekler;[/size]Bir masaya iki tabak ve tabakların birine fasulye birine de fasulyeye benzeyen kurt koymuşlar. Daha sonra iki tane deliye;-'Yiyin bakalım fasulye olanlarını' demişlerDelinin biri fasulyeleri yerken düğeride demiş ki;-'Dur oğlum önce kaçanları yiyelim'!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir akıl hastanesinde doktorlar delileri test edecekler;Bir masaya iki tabak ve tabakların birine fasulye birine de fasulyeye benzeyen kurt koymuşlar. Daha sonra iki tane deliye;-'Yiyin bakalım fasulye olanlarını' demişlerDelinin biri fasulyeleri yerken düğeride demiş ki;-'Dur oğlum önce kaçanları yiyelim'!

 

Tabi once kaçanlar sart  ;D ;D

Share this post


Link to post
Share on other sites
Alican fizik dersindeymiş... Hoca bütün öğrencileri kaldırıp rutin sorular soruyormuş..." Otobüstesin çok sıcak ne yaparsın? Öğrenci: camı açarım, Hoca: söyle giren havanın sürtünme katsayısı, Öğrenci: bilmiyorum, Hoca: otur sıfır" bu böyle bir değil iki değil bütün sınıfta sürmüş herkes dökülüyor... Alican kalkmış... Hoca: oğlum otobüstesin çok sıcak ne yaparsın? AliCan: Ceketimi çıkarırım. Ama oğlum çok sıcak... Gömleğimi çıkarırım... oğlum çok çok sıcak... Alican dayanamamış: Hocam beni oldursenizde  o camı açtırmam....![/size]

Share this post


Link to post
Share on other sites
Çocuk okula gelir, tabii bizimki ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere icinde, hoca sorar[/size]-oğlum ne oldu sana?,-Babam dövmiştir.Hoca sorar:-Niye oğlum?-Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali'den ses cikmiy Veli uyudun mi, e Veli'den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed'den de ses cikmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni döviy.Bunun uzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gun okulda Sehmus daha fena dovulmus olarak gelir. Bunu goren hoca merakla gider yanina ;-Sehmus ne oldi kim yapti,der. Sehmus:-Bubam yapmistir.-Niye Sehmus ne oldi? Sehmus anlatir:-Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali' den ses cikmiy Veli uyudun mi e Veli'den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed'den de ses cikmiy Seyhmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hic ses itmedimBunun uzerine anam ile bubam bir giprasmaya basladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...